<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çift Terapisi &#8211; Psikolog Fahrettin ÖZÇELEBİ</title>
	<atom:link href="https://ankarapsikologu.com/category/cift-terapisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankarapsikologu.com</link>
	<description>Psikolog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Feb 2020 17:31:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.3.19</generator>
	<item>
		<title>İlişkinizin Bir Pusulası Var mı?</title>
		<link>https://ankarapsikologu.com/iliskinizin-bir-pusulasi-var-mi/</link>
				<comments>https://ankarapsikologu.com/iliskinizin-bir-pusulasi-var-mi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 07 Jan 2020 11:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[psikologfahrettin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çift Terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[aile terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki pusulası]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki terapisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankarapsikologu.com/?p=12845</guid>
				<description><![CDATA[Bir Aile ve Evlilik Terapisi Modeli olan İlişki Pusulası yöntemi, çiftlerin yaşadıkları sorunlar konusunda çiftleri bilgilendiren, doğru adımları nasıl atabilecekleri konusunda yol gösteren, iletişimi engelleyen &#8230;<p class="read-more"> <a class="ast-button" href="https://ankarapsikologu.com/iliskinizin-bir-pusulasi-var-mi/"> <span class="screen-reader-text">İlişkinizin Bir Pusulası Var mı?</span> Devamı »</a></p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img class="aligncenter wp-image-12846 size-medium" src="https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-300x212.jpg" alt="" width="300" height="212" srcset="https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-300x212.jpg 300w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-768x543.jpg 768w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-1024x724.jpg 1024w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-200x141.jpg 200w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-400x283.jpg 400w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-600x424.jpg 600w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası-800x566.jpg 800w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2020/01/İlişki-pusulası.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Bir Aile ve Evlilik Terapisi Modeli olan İlişki Pusulası yöntemi, çiftlerin yaşadıkları sorunlar konusunda çiftleri bilgilendiren, doğru adımları nasıl atabilecekleri konusunda yol gösteren, iletişimi engelleyen ve problemin büyümesine neden olan faktörleri tespit etmenize yardım eden güçlü ve etkili bir psikoterapi yöntemidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok çift, aile ve evlilik terapisinin sadece ayrılık veya boşanma söz konusu olduğunda alınması gerektiğine inanmaktadır. Ancak bu inanç çoğu zaman ilişkinin daha fazla yaralanmasına hatta sonlanmasına neden olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa ki çift terapisine, yaşadığınız sorunların günlük yaşamınızın kalitesini sekteye uğrattığını düşündüğünüz an başlanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genelde çiftlerin ilişkide en sık yaşadıkları sorunlardan birisi uzun süre boyunca aynı problem döngüsü içinde olmalarına rağmen her seferinde aynı tepkileri göstererek karşılarındaki partnerlerinin bu sorunun çözümü için adım atmasını beklemeleridir.&nbsp; Örneğin hafta sonlarını dışarıda vakit geçirerek değerlendirmek isteyen çiftlerden birinin bunu ifade etmeden (veya birlikteliğin ilk yıllarında bir kez ifade ettiğini düşünerek hareket etmesi) beklenti içine girmesi ve bu beklenti gerçekleşmediği için de iyi olan ilişkisinde yara açabilecek küslük davranışını sergilemesi ilişkinin bozulmasına neden olabilmektedir.</span></p>
<p><b>İlişki Pusulasında Gündeme Alınan Konu Başlıklarından Bazıları Şunlardır;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İlişkiyi etkileyen acil durumların saptanması,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İlişkinin enerjisini (Biz enerjisi) etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve biz enerjisinin yeniden aktive edilmesi,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Sağlıklı aile yapısı hakkında çiftin/partnerlerin bilgilendirilmesi,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-İlişki döngüsündeki barışma stillerinin belirlenmesi ve yıpranmış barışma stillerinden vazgeçilmesi,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Duygusal aktarımlarda yaşanan sorunların ele alınması ve sağlıklı bir biçimde duygu alışverişinin nasıl sağlanabileceği konusunda çifte/partnere yol gösterilmesi,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Problem çözme becerilerinin geliştirilmesi için uygulamalı ödevlerin planlanması</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Aldatma veya aldatılma (sadakatsizlik) sorunları,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Cinsel sorunların ele alınması veya cinsel hayatın daha kaliteli bir hale gelmesi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlişki Pusulası, yönünü kaybetmiş ilişkilere yönlerini bulmalarına yardımcı olurken partnerlerin daha iyi bir iletişim kurmasına, daha sağlıklı ve güçlü bir ilişki becerisi geliştirmesine yardımcı olan bir yöntem olup, Ülkemizin Klinik Psikoloji Profesörlerinden biri olan Hürol Fışıloğlu tarafından geliştirilmiştir.</span></p>
<p><b>İlişki Pusulası Modeline Göre Süreç Ne Kadar Sürer?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çift terapisi bir değişim ve dönüşüm sürecidir. Bundan dolayı her iki kişinin de terapi sürecine ilgili ve istekli olması bizim için gerçekten kıymetli bir durumdur. Çünkü ödevlerle devam edecek olan bir sürece girecek ve adım adım ilerleyeceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Genellikle haftada bir bazen de tamamen danışanların istek ve taleplerine göre ayda iki kez görüşüyoruz. Seansa çiftlerle (her iki eşle/partnerle) birlikte giriyoruz. Nadiren aldatma konusu söz konusu olduğunda arada tek tek görüşmeler gerçekleştirebiliyoruz. Her seansımız yaklaşık 90 dakika sürmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk dört seanstan sonra bir değerlendirme yapıyoruz. Bu zaman zarfı içinde;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Çift sürece uyum sağladı mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Değişime açık mı?&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ödevlerini gerçekleştirebiliyorlar mı veya bu duruma engel olan bireysel bir sorun var mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gibi konuları gözden geçirip, devamında da yaklaşık 12 seansta süreci tamamlamış ve değişimi gerçekleştirmiş oluyoruz.</span></p>
<h2><b>Eşiniz Terapi Sürecine Katılmak İstemiyorsa!</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">İlişkide yaşadığınız sorunları çift terapisinde çözebileceğinize, terapi sürecinden fayda sağlayabileceğinize olan inancınız tam olmasına rağmen, eşiniz/ partneriniz bu sürece katılmak istemeyebilir.&nbsp;</span></p>
<p><b>Peki böyle bir durumda ne yapabilirsiniz?</b><span style="font-weight: 400;">&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşinizi/partnerinizi terapi sürecine zorla getiremeyeceğinizi belirtmek isterim. Eşiniz böyle bir danışmanlık sürecine katılmak istemiyorsa yapabileceğiniz en sağlıklı şey bireysel danışmanlık alarak karşılaştığınız sorunlar üzerinde profesyonel bir bireysel destek almak olacaktır.&nbsp;</span></p>
<p><b>Bu süreçte belki de ne oluyor da eşiniz/partneriniz bu danışmanlık sürecine ihtiyaç duymuyor?</b><span style="font-weight: 400;"> Veya </span><b>Neden bu sorun sizin hayatınızı bu kadar etkiliyorken eşiniz/ partneriniz sürece kayıtsız kalabiliyor veya kalıyor?</b><span style="font-weight: 400;"> sorularının cevaplarını anlamanıza yardımcı olabilecek bir süreç geçirirsiniz.&nbsp;&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlişki Pusulası Modeli ile ilişkinizin kaybolan yönünü bulmak veya ilişkinizi daha iyi bir yöne ilerletmek için iletişim numarasından irtibata geçebilirsiniz..</span></p>
<p>Psikolog Fahrettin ÖZÇELEBİ</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://ankarapsikologu.com/iliskinizin-bir-pusulasi-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Mutlu Evlilik İçin Bunları Bilin!</title>
		<link>https://ankarapsikologu.com/uzun-suren-mutlu-iliskiler-ve-bu-iliskilerin-sirlari/</link>
				<comments>https://ankarapsikologu.com/uzun-suren-mutlu-iliskiler-ve-bu-iliskilerin-sirlari/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 25 Oct 2018 20:16:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[psikologfahrettin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çift Terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[aile danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[aile terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[çift terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankarapsikologu.com/?p=12759</guid>
				<description><![CDATA[Bu yazıda mutlu evlilik için bilmeniz gerekenler, uzun süren mutlu evliliklerin sırları nelerdir? Mutlu evlilik psikolojisi gibi konulara değiniyor olacağım. Evlilik veya ilişki hayatınızda, duygularınızın &#8230;<p class="read-more"> <a class="ast-button" href="https://ankarapsikologu.com/uzun-suren-mutlu-iliskiler-ve-bu-iliskilerin-sirlari/"> <span class="screen-reader-text">Mutlu Evlilik İçin Bunları Bilin!</span> Devamı »</a></p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter wp-image-12760 size-medium" src="https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi-300x200.jpg 300w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi-200x133.jpg 200w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi-400x266.jpg 400w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi-600x399.jpg 600w, https://ankarapsikologu.com/wp-content/uploads/2018/10/Mutlu-ilişkiler-fahrettin-özçelebi.jpg 640w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Bu yazıda <strong>m</strong><b>utlu evlilik için bilmeniz gerekenler, uzun süren mutlu evliliklerin sırları nelerdir? Mutlu evlilik psikolojisi</b> gibi konulara değiniyor olacağım.</p>
<p>Evlilik veya ilişki hayatınızda, duygularınızın iniş ve çıkışlarının olduğu bir çok dönem yaşarsınız. Bu dönemlerin kimisinde mis gibi çiçek kokularının geldiği ilkbahar veya güneşli bir yaz ayının içinde bulursunuz kendinizi. Ama bazen de ilişkinizde öyle soğuk bir hava etki gösterir ki buz tutar her yer ve bu sürecin içinden nasıl çıkacağınızı bilemezsiniz. Hatta öylesine ümitsiz bir hava oluşur ki sanki hiçbir çıkış yolu da kalmamıştır gibi.. Her ilişki iyi ve kötü dönemlerden geçer. Çok iyi bir dönemde olduğunuzu düşündüğünüz bir dönemde bile her şey alt üst olabilir, her şeyin çok kötü göründüğü bir dönemde ise bazı çabalarla işler birden rayına oturabilir. Her birlikteliğin kendisine has, kendisine özel dinamikleri vardır. Ama ilişkinizi sağlıklı bir şekilde besleyemezseniz güneşli, sıcak günlerden birden bire yaprakların sarardığı ve döküldüğü, havanın bulutlanıp, yağış aldığı bir iklime doğru yol alabilirsiniz.</p>
<p><strong>İlişkilerin En Acımasız ve Soğuk Dönemleri:Kara Kış</strong></p>
<p>İlişkinizde bu soğuk günleri yaşayan çiftlerden biriyseniz, genel olarak size rahatsızlık veren neredeyse her şeyden uzak kalmaya çalışırsınız. İlişkinizin havasında dondurucu bir soğukluk vardır ve ısınmak için çoğu kez kendi içinize kapanır, havada bir ısınma emaresi görmek istersiniz. Isınmadıkça da çıkmak istemezsiniz. Tıpkı bir nisan ayını bekler gibi.. Ama ilişkiyi o ılık havaya ulaştırmak adına da herhangi bir adım atmaktan kaçınırsınız.. Ancak bir ilişkide oluşan sorunların üstesinden gelebilmek için bazı önlemler alınmazsa, ilişkinin düzelme ihtimalini bir kenara bırakın, her şey daha da kötüye gider.</p>
<p>Buna benzer bir süreçten geçiyorsanız bazen bilinçli bazen de&nbsp; bilinçaltınızdan kaynaklı olarak davranışlarınızda da yıkıcı olma eğilimi gösterebilirsiniz. Ve bu eğilim sonucunda da şiddet içeren davranışlar sergileyebilir, eşinize veya partnerize karşı onu üzecek sözler sarf edebilir &nbsp;ve yaralayıcı olabilirsiniz. Tabi yaşanan bunca soruna bir de doğal olarak iletişim sorunları ve yapıcı olmayan tartışmalar, eleştirel kelimeler de eklenince, ilişki ciddi bir darbe alır. Önceleri sadece sözel istismar şeklinde başlayan süreç, bir süre sonra fiziksel tacize dönüşebilir ve &#8221;sadakatsizlik&#8221; sorunlarıyla bardağın son damlası da taşabilir.</p>
<p>Böyle bir dönemeci yaşayan çiftler, birlikteliklerinde karamsar duygular yaşar ve birbirlerine karşı acımasız olmaya başlarlar. İlk etapta her şey sadece sözel başlar gibi görünür, ardından duygular değişmeye, ayrışmaya başlar, çözüm bulunamadıkça aynı ortamlarda bulunmaktan kaçınılmaya başlanır (evli çiftlerde yatak odalarının ayrılması durumu oluşabilir). <strong>Bu sürecin içindeki çiftler fark edemeselerde duygusal olarak, cinsel olarak ve fiziksel olarak aslında birbirlerinden ayrılmışlardır. Geriye bir tek hukuki ayrılıkları kalmıştır.</strong> Eğer kısa süre içinde bir şekilde ılık rüzgarlar esmesi için bir çaba oluşmazsa, maalesef bu da gerçekleşecek bir olgudur. Bu dönemeç aynı zamanda çifte çaresizlik duygularının eşlik ettiği zor bir dönemeçtir.</p>
<p><strong>Kırılma Anlarının Yaşandığı Dönemler:Bahar Ayları</strong></p>
<p>Birlikteliklerin bu dönemlerinin hem olumlu hem olumsuz tarafları vardır. Soğuk rüzgarların estiği bir süreçten birçok güzellik, sevgi ve ümit duygularını yeşertebileceğiniz ilkbahara da yolculuk edebilirsiniz, yaz sıcağının güzelliklerini yaşarken bir kırılma anı yaşayıp, ilişkide tökezleyip sonbaharın gam yüklü bulutları ile de karşılaşabilirsiniz.</p>
<p>Peki ya siz; ilişkinizin hangi evresindesiniz?</p>
<p>Dondurucu soğuklardan ılıman bir ilkbahar havasına geçmek için çabaladığınız evrede mi?</p>
<p>Yoksa sıcacık, güneşli havaların içinden birden bire ne olduğunu anlayamadığınız şekilde sonbahara doğru gerilediğiniz evrede mi?</p>
<p><strong>İlişkinin En Sıcak ve Güzel Anları: Yaz Mevsimi</strong></p>
<p>İlişkide bu dönemi yaşayan çiftlerden biriyseniz, kendinizi çok mutlu hissettiğiniz, doyuma ulaştığınızı fark ettiğiniz ve aynı zamanda başarılı hissettiğiniz bir birliktelik süreci yaşıyorsunuzdur. &nbsp;Her şeyin bu kadar güzel görünüyor olmasına rağmen bu dönemin de belirli riskleri olduğunu unutmamalısınız. Yaz aylarında güzel meyveler yemeyi hayal ederken hiç ummadığınız zehirli sarmaşıkların gelip meyvelere dolanabileceği gerçeğini göz önünde bulundurmak gibi&#8230; Eğer ilişkinizde açan tomurcukları yeterince ve belirli aralıklarla sulamazsanız, tomurcuklarınız açmadan oldukları yerde kala kalırlar.</p>
<p>Bu dönemi yaşayan çiftlerin birliktelikleri dışarıdan bakıldığında da içine girildiğinde de bir çiçeği andırır. Harika, enfes kokular ve muazzam görüntü sergilerler ancak sulanmaları gerekir. Birlikteliklerinde bu sıcak havayı uzun yaşamayı başarabilmiş olan çiftler, ulaştıkları bu mutluluğu nasıl koruyabileceklerini öğrenen çiftlerdir. Bu birlikteliği beslemeyi ihmal etmemiş ve bu mutluluğu sürdürebilmek adına sürekli gelişme ve öğrenmeye açık olmuşlar, yeni yollar aramışlardır.</p>
<p><strong>İşte Bu İlişkilerin Bazı Sırları</strong></p>
<p><strong>1-Yapıcı İletişim: </strong>Mutlu bir ilişkideki en önemli becerilerden biri de çiftlerin birbirleriyle sağlıklı bir şekilde konuşabilmeleri ve tartışabilmeleridir. Birlikteliğe karar verilen süreçte çiftler kendi aralarında birbirlerine bir takım kültürel ve geleneksel sözler verirler. Fakat asıl söz verilmesi gereken ekstrem bir kaç konu daha vardır. Bunların ilki hangi şartta olursanız olun kapıyı bir şekilde açık birakabilmenizdir. Yani eğer çiftlerden biri tarafından gerçekleştirilen bir eylem veya sarf edilen bir söz diğerini kırdıysa, kırılan taraf bu durumu diğer kişiye anlatabilecek, diğer eş veya partnerde bu konuyu dinleme konusunda hevesli olacağına dair söz verecektir. Bir diğer konu ise her ne olursa olsun birbirinize öfkelendiğiniz veya kırıldığınız günün sonunda yatağa bu öfke ve kırgınlıkla girmemenizdir. Sabahlara kadar uykusuz kalmayı, gece boyunca uyanık kalmayı göze alın ama öfkeli ve küs bir şekilde yatağa girmeyi göze almayın.. Yaşanılan kırgınlık durumunun yatağınıza kadar girmesine izin vermeyin.</p>
<p><strong>2-Farklılıklarınızı Kabul Edin: </strong>Birlikteliğinizde uzlaşamayacağınız konular olabileceğini bilmelisiniz. Ben iletişim kurmaya çalıştım ve söylemem gerekenleri söyledim, benim için konu bitti, söylediklerim zaten kabul edilir diyerek işin içinden çıkmaya çalışmak, sadece kendinizi haklı çıkarmaya ve egonuzu tatmin etmeye yönelik bir hareket olur, fakat sorununuzu çözmez. Her bireyin farklılıkları vardır ve bu farklılıklar bizi biz yapan, özel kılan özelliklerimizdir ve çoğu kez bizi birbirimize çeken de bu farklılıklarımız olur. İlişkide partnerinize farklı olabilme, farklı düşünebilme, hissedebilme ve tepki gösterebilme özgürlüğünü vermelisiniz. ‘’Her çocuk özeldir’’ filminde yer alan meşhur bir replik vardır. Her çocuğun farklı özellikleri olduğu anlatılmaya çalışılır ve; ‘’Elinizde bulunan 5 parmağın 5’i bile bir değil. İsterseniz itip çekin, aynı hizaya getirmeyi deneyin, parmaklarınız kırılır.’’ denir. Her insanın olduğu gibi eşinizin/partnerinizin de eksikleri olacaktır. Fakat bununla birlikte olumlu tarafları da&#8230; Birbirinizde bulunan farklılıkların yerine birbirinizde bulunan olumlu özelliklerinize dikkatinizi vermeye çalışır, ilişkinizin sevgi bankasındaki birikimlerinizi arttırmaya çalışır, bunun için çabalar, bu alandaki eksikleri gidermeye çalışırsanız, eşinizin veya partnerinizin de sizin ihtiyaçlarınızı daha içten, daha kolay karşılayacağını fark etmeye başlayacaksınız. Hayatta hiçbir şey yapmadan başarılı olmaktansa bir şey yapıp başarısız olmak daha iyidir. Bunun için bir adım atın.</p>
<p><strong>3-Birlikte zaman geçirin: </strong>Çiftler ilişkilerinde zorlu dönemeçlerden geçebilirler. Yeri gelir aile çevreleriyle tartışabilir, farklı şehirlere taşınabilir, evlilerse çocuk yetiştirme konusunda görüş ayrılıkları yaşayabilirler. Ancak her ne olursa olsun bu mücadeleleri birlikteliğinizi daha sağlam temellere oturtacak durumlar olarak görmek ve her koşulda haftanın en az birkaç günü birlikte; yürüyüşe çıkmak, ekmek almaya markete gitmek veya yan yana oturarak bir film izlemek dahi olsa birlikte aktivite yapmak, yapılan sayısız araştırma neticesinde sizi daha mutlu kılacak ve sevginizi pekiştirecektir. Birbirinize yakın olduğunuz, dokunduğunuz sürece sevginizi ve ilişkinizi daha keyifli hale getirirsiniz.</p>
<p><strong>4- Geçmiş Hatalarınızla Yüzleşin:</strong>İlişkisinde sürekli olarak tökezleyen çiftlerin bu konuyu çok iyi anlaması gerekir. Her insan hata yapabilir, nitekim yapıyor da..</p>
<p><strong><em>Peki siz eşinizin veya partnerinizin yaptığı hataları affedebildiniz mi? </em></strong></p>
<p><strong><em>Veya bu hataların affedilebilecek hatalar olduğunu düşünüyor musunuz? </em></strong></p>
<p><strong><em>Yoksa bu hataları affetmek yerine yaşayabileceğiniz her irili ufaklı tartışmada bunları ortaya sunmak için saklı mı tutuyorsunuz? </em></strong></p>
<p>Eğer ilişkinizde soğuk rüzgarlar esen bir dönem içindeyseniz şunu unutmayın! Önce çiftlerden &nbsp;her biri kendi geçmişindeki hataları saptamalı ve bunları işlemden geçirebilmek için bu konuya daha çok vakit ayırmalı, pişmanlığını bir şekilde belirtmeli ve aynı zamanda bağışlayıcı olabilmelidir. eşinize veya partnerinize yaptığı hataları saymak en kolayı. Peki ya bu sorunun ortaya çıkmasında sizin katkılarınız&#8230; Bir ilişkideki sorunlar hiçbir zaman tek taraflı değildir. Bir sorunun ortaya çıkması ve sonrasında gelişmesinde her iki tarafında mutlaka katkısı olur. Ama bu katkı bazen %10, bazen %50, bazen de %90 olur. Bu katkılar bazen söylediğiniz sözler, bazen gösterdiğiniz tepkiler bazen de iletişimsiz kalmanızdan kaynaklanır.</p>
<p>Yaşanan onca duygusal kırgınlık varken, bu kolay bir işlem değildir. Ancak bunu başaramazsanız, bu ilişkide daha fazla yol ilerleyemeyebilirsiniz. Çok fazla zorlanırsanız bir uzman desteğine başvurmanızı öneririm. Aksi halde bu birlikteliğin çok ta bir anlamı kalmayabilir. Hatta sonlanmıştır belki ama bunu itiraf etmekte zorlanıyorsunuzdur.</p>
<p><strong>5-Olumsuzluk döngüsünü kırın : </strong>Her şeyden önce çoğu zaman olumsuz düşüncelere sahip olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Olumsuz düşüncelerimizi makul ve mazur gösterebilmek içinse çoğu zaman sebepler buluruz. Hatta kendi kendimize şöyle deriz ‘’ Bana böyle &nbsp;davranırsa, ben daha farklı nasıl bir tepki gösterebilirim ki?’’. Sergilediğimiz bu tarz yaklaşımlar için mantıklı bir bahane bulmak işin kolayına kaçmaktan başka birşey değildir.</p>
<p>Sorunun çözümü için önce olumlu düşünebilme becerisini kazanmaya çalışmamız gerekir. Çünkü her kırılma noktasında suçlayıcı olan taraf olur ve bu zihnimizde otomatik olumsuz düşünce biçiminde belirmeye devam ederse, maalesef düşünceler bir süre sonra eylemlere dönüşebiliyor. Yani önce sadece düşünürsünüz ama bir sür sonra düşündüklerinize inanmaya başlarsınız ve inandığınız bu düşünceler davranışlarınızı da yönlendirmeye başlar. Ama düşüncelerimizi olumlu yöne çevirebilirsek bu eylemlerimizi de olumlu yönde etkileyecektir.</p>
<p>Bu olumlu etkiyi oluşturabilmek için önce eşinizin/partnerinizin olumlu yönlerini saptamaya başlamakla işe başlayabilirsiniz. Size eşinizin/partnerinizin olumsuz yönlerini sorsam hemen bir sürü şey sayabilirsiniz ama olumlu yönlerini sorduğumda, olumlu yönlerin varlığını bilseniz de yaşadığınız sorunlar hayatınızı o kadar etkilemiştir ki bunları görmenizi engeller ve engellediğinde de olumsuz düşünceniz inanca ve sonunda da olumsuz eyleme dönüşebiliyor.</p>
<p>Size önerim eşinizde/partnerinizde var olan olumlu özelliklerin bir listesini yapmanız. Olumlu şeyler bulmaya çalışın. Hatta bunun için eğer evliyseniz çocuklarınızın yardımını isteyin. &#8221;Sorundan bağımsız olarak&#8221; kendi ailenizden eşinizin/partnerinizin olumlu yönlerini bulmak için yardım isteyin.&nbsp; onlara &#8221; &#8230;.. &#8216;nin hangi özelliklerini seviyorsunuz? takdir ediyorsunuz? veya hayranlıkla izliyorsun?’’ şeklinde sorular sorabilirsiniz. Eşinizle/partnerinizle ilgili oldukça uzun bir olumlu özellik listesi çıkarmayı başarabileceğinize inanıyorum. Bu liste kısa dahi olsa en azından odaklanabileceğiniz olumlu bir şeyler bulmuş olacaksınız.</p>
<p>Fark ettiğiniz olumlu &nbsp;durumlar sonucunda takdirlerinizi ona sözlü olarak belirtmeye çalışın. Bu ilk zamanlar zor gelebilir ama kendinize küçük hedefler koyarak bunu başarabilirsiniz. Örneğin bir hafta boyunca sadece 1 kez takdir cümlesiyle başlamak gibi.. Sakın acele etmeyin! Hızlı olmaya çalışmayın! Küçük adımlarla ilerleyin.. Bir kez başarabileceğinizi görebilirseniz bunu &nbsp;bir süre sonra haftanın diğer günlerine de yayabilir ve güzel şeyler söyleyerek evliliğinize yeni bir hayat verebilirsiniz. Eleştirel olan dil yerine kabul sözcükleri kullanmaya başladığınızda eşinizin de size karşı iyi hisler beslemeye başlayacağını, zaman içinde sizinle ilgili olumlu düşünceler geliştirmeye başlayacağını ve size karşı olumlu bir yaklaşım içine gireceğini fark etmeye başlayacaksınız. Bu kesinlikle bir manipülasyon değildir. Sadece takdir edilmenin ve bunu hissetmenin doğal bir sonucudur.</p>
<p>Bazen danışanlarımız tamam ama eşimin/partnerimin olumsuz davranışları ne olacak? Benim bu yaklaşımım onu nasıl değiştirecek? gibi sorular sorarlar. Evet belki hemen bir değişim yaşanmayacak ama sizin göstereceğiniz sıcak yaklaşım, yaşadığınız ilişkinin dinamiklerinde bir hareket sağlayacak ve onun davranışlarını da bir süre sonra olumlu yönde değiştirecektir. Etkinin olduğu yerde emin olun tepki de gelecektir. Oluşturulan olumlu, sıcak bir atmosfer ve yaklaşım, olumlu bir tepkiye zemin hazırlayacak, oluşan buzul tabakaları güneşin etkisiyle erimeye başlayacak ve ilkbaharın ümitli havası hissedilmeye, görülmeye başlayacaktır. Bu durum derin bir psikolojik olay değildir. Sadece basit bir sağduyu gereği ortaya çıkan bir durumdur.</p>
<p>Kendinize şu soruyu sorun; Eşimle/partnerimle ilgili aşağıdaki cümleyi söyleyebiliyor muyum?</p>
<p>‘’ En samimi ve iyi dostumla bir hayatı paylaşıyor gibiyim, mutlu, huzurlu ve rahatım. Hayatta bir çok zorluk olabileceğini beraber deneyimledik, ancak bu durum bizi birbirimize daha çok kenetledi.. Biz birbirimizde huzur buluyoruz.’’</p>
<p>Eğer bu soruya yanıtınız evetse mutlu ve uzun sürebilecek bir ilişkiye sahipsinizdir ve bunu korumak için &nbsp;bazı becerileri edinmişsinizdir. Ancak unutmayın, ilişkinizi belirli aralıklarla beslemeye devam etmelisiniz.</p>
<p>Ancak ilişkinizde sorunlar yaşıyor ve bu konuda profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyorsanız site üzerinde yer alan iletişim kanallarından ulaşarak destek talebinde bulunabilir ve profesyonel bir danışmanlık alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Evlilik ve Aile Danışmanı</strong></p>
<p><strong>Psikolog Fahrettin ÖZÇELEBİ</strong></p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://ankarapsikologu.com/uzun-suren-mutlu-iliskiler-ve-bu-iliskilerin-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
